ilkogretimturkce
Ana Sayfa Yardım Kayıt
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
09 Şubat 2012, 04:54

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Sayfa: [1]   Aşağı git
 | Yazdır | 
Gönderen Konu: Kaotik Şiirler 2  (Okunma Sayısı 511 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Seçil
Seçil
Yönetici
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 631



Site
« : 07 Eylül 2010, 23:56 »

BAZI
bazı gecelerin sabahı yoktur
yalnızca karanlık olarak kalırlar

bazı ayrılıkların dönüşü olmaz
giden gider
borçlarıyla yaşar kalanlar

geleceği yoktur bazı kalplerin
aşk uğramaz onlara bir daha
tek bir hatırayla yaşlanırlar

bazı pişmanlıklar uzun sürer
zamana yayılırlar

kendinden kaçanlara
saklanacak yer kalmaz dünyada
gün gelir kendileriyle tanışırlar
asıl yalnızlık o zaman başlar
hayata geç kalmıştır kendine geç kalan
şairin dediği gibi
bir daha yaşamak zorunda kalır
geçmişi anlamayan

bazı geceler
bazı insanlar
bazı yerlerde
sahiden karşılaşırlar
bazı insanlar bazı aşklar bazı şarkılar
bu yüzden unutulmazlar
bazı hayatlar hayal tutmazlar
bu yüzden
bazı bazı bazı
çabuk yaşayıp
ansızın kaybolmalar
bazı bazı bazı

Murathan Mungan



...
boşversene sen niye beklemeli
neyi akışına bırakacaksın
sandal mı evlat bu
sorarım sana
akıp giden hayatın
her gün bir bir eksiliyor
ben de onu diyorum
bu şiirler kime yazılıyor
bırak artık yazmayı
okuyacak diye
okusa ne fayda
karşısına geçip
gözlerine bakıp
söylemeyemedikten sonra
ne zamana kadar sürecek bu
ellerini ısıtan tek şeyin çay bardağı olması
ne acı
zaman armutları olgunlaştırıyor
geç olmadan öğren bunu da
boşversene sen niye beklemeli
uzat elini
tutarsa seni kazanır
tutmazsa
başka bahara
boşversene sen niye beklemeli
ya acısıyla ölürsen
söylenmedik cümlenin hasreti dudağında iken
ya acısıyla yaşarsa
duyulmamış cümlenin hasreti kulağında çınlar iken
boşversene sen niye beklemeli
duyuyor musun
aşk bekletilmemeli

Sivil Palyaço



 
Şarkısı Beyaz

Ayıcılar geçti, affedilmemiş insanlar geçti
Şehirler taş yürekliydi şarkısı-beyaz
...İnsanların büyük rüyaları vardı
İnsanlar bir ölümle öldüler ki
Sevgiler arasında şaşırıp
Bir unuttular ki deme gitsin
Ben olanca kuvvetimle halatlara asılıyorum nafile
Ben ayrı düşmüştüm bir kere
Ayrı düşmüştüm insanlardan
Bu yıldız tutmaz mavilikte
Ne deniz ne köpük kar der bana
Arada bir ağlamak için
Onu kocaman ellerimle sevdim
Ölüm daha saçlarına gelmemişti şarkısı-beyaz
Saçlarını kestim ,şarapla ıslattım
Saçlarını koynumda saklıyorum
Arada bir ağlamak için
Ve suların altında mavileyin
Küstah bir çalparaydı ayağını uzatmış
Mesut hatırasına balıkların
Ve kocaman küfürleriyle sarhoş
Yatardı yavaşlamış tüyleriyle
Gemicilerin öldürdüğü kuş
Siraküzaya uğrayamadık
Torbadaki çakıllara baktım şarkısı -beyaz
Sonra dalgalar geldi dile
Sonra bir mavilik aldı her yerimizi;
Nasıl hatırlıyorsan dünyayı
Öyle

Cemal Süreya
« Son Düzenleme: 12 Ekim 2010, 22:39 Gönderen: Seçil » Kayıtlı

“Ben yine sevinçten ve coşkudan yana
Bildikleri gibiyim dostların
İki çiçek büyütüyorum
...
Bir gürültülü kokusuyla fesleğen
Bir de haykıran moruyla menekşe
Suladıkça diyorlar ki bana sessizce
Aşkı tutsak edersen cüzdanlara çeklere
Suların ışıklı türküsünü
Bir daha taşıyamazsın çiçeklere”
palyaco
Yeni Üye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1


« Yanıtla #1 : 12 Ekim 2010, 22:32 »

Selamlar Öncelikle,

''boşversene sen niye beklemeli
neyi akışına bırakacaksın
sandal mı evlat bu
sorarım sana
akıp giden hayatın
her gün bir bir eksiliyor
ben de onu diyorum
bu şiirler kime yazılıyor
bırak artık yazmayı
okuyacak diye
okusa ne fayda
karşısına geçip
gözlerine bakıp
söylemeyemedikten sonra
ne zamana kadar sürecek bu
ellerini ısıtan tek şeyin çay bardağı olması
ne acı
zaman armutları olgunlaştırıyor
geç olmadan öğren bunu da
boşversene sen niye beklemeli
uzat elini
tutarsa seni kazanır
tutmazsa
başka bahara
boşversene sen niye beklemeli
ya acısıyla ölürsen
söylenmedik cümlenin hasreti dudağında iken
ya acısıyla yaşarsa
duyulmamış cümlenin hasreti kulağında çınlar iken
boşversene sen niye beklemeli
duyuyor musun
aşk bekletilmemeli''

Edip Cansever

bu yayınlamış olduğunuz şiir Edip Cansever'e ait değil. Edip Cansever'in şiiri aşağıdaki. Yazmış olduğunuz şiir Sivil Palyaço nickli arkadaşa ait. Bilgilerinize.

boşversene sen niye beklemeli
sıktı artık bu kent beni
çekip gitmeliyim hiç düşünmeden
bulmalıyım aradığım o yeri
şiirmiş, bilgelikmiş her neyse
ne varsa benden kalsın geride
kalsın o yalanlar, o yalan ilişkiler de
ve ölümler ki sevdanın ikiz doğurduğu
yetsin, taşımak istemiyorum hiçbirini yedeğimde
nerdesin ey benim hergün yeniden doğan oğlum
sevginin çoğul oğlu
senin ülkende yalnız bütün özlemler
bilirim yalnız orda, içtenlik, erinç, coşku
bayrağındaki bir tek çiçekli dalla
orda uçsuz bucaksız
olanca görkemiyle bir erguvan imparatorluğu.

öğrendim öğrenmesine, mutsuzluk da bir gelişmedir
tanımadığım kentler, yüzler, hiç mi tanımadığım
oteller, genelevler, nar ağaçları
dar sokaklar, eğri büğrü kaldırımlar
satın alamadığım bir örtüye çeviren yalnızlığı
ve bir yağmur öncesinde belli belirsiz
üç beş çocuğun birbirini çağırdığı
sopasını düşürdüğü bir dilencinin

unutup gittiği sonra ses çıkarmadan
anlaşılmaz mırıltılarla yokuş aşağı
iner gibi ben de
örgüsünden başını kaldıran bir kadının
gözlerinde
nasıl binlerce rengin içinden sıyrılırsa dünya
bulacağım elbette aradığım o yeri
yıllar yılı tuttuğum aklımda
hani salkımlar içinde bir ev vardı
eski bir gemici feneri asılıydı kapısında
duvarlarında uçan balıkların kurutulduğu
yıkılmışsa ne yaparım bilmem ki
eksilmiş gibi ağzımda bir dişim
yerini dilimle oynaya oynaya
dalar çıkarım elbet bambaşka sokaklara.

geçerim kuduğum hayallerin altından
bir gökkuşağının altından geçermiş gibi
budakları kalın ellerimi andıran
asmaların yanıbaşındasın
yüzümde bir garajın tutulmaz akşamıyla
o geçimsiz akşamla
ve mutlak kayalardan doğmuş olan
göğün mavi yapmadığı bir şahin
başımın üstünde tek başına.

kırmızı dallar, göğe uzanır çitler
yıldızları birbirinden ayıran
bilmez olur muyum hiç, mutluluk da bir gelişmedir
yaşarken olsun, ölümle olsun, sonu ayrılığa varan
ey gün batımı! benden duymuş olma bu yakınmayı

bir gül bana kendini kopardı verdi
daha dün akşam, daha dün akşam.

yürek bir kez görür, sonra hep gözler görür
ben o yüreğiml görmüşüm anlaşılan
çözüldü artık o büyü, yanımda
sıcaklığı parmaklarımı acıtan bir haziran
üstelik çoktan buldum aradığım o yeri
tam yedi kez doğan güneşlerin altında
bir yitip bir yükselen sıradağların ardından.

yıkansam, yıkansam, hep o güneşlerle yıkansam
dişleri tenime geçse yaz rüzgarlarının
izine pek rastlamasam
ama kalbini sert ve serin tutan bir denizciye
bunu bir daha sorsam
ne çıkar bir daha sorsam
sonra hiç konuşmasam, sonra hiç konuşmasam
ve bu yogun, bu üzünçlü yüreği
benim değilmiş gibi, benim değilmiş gibi
kimse görmeden şöyle bir yol kenarına bıraksam.
Kayıtlı
Seçil
Seçil
Yönetici
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 631



Site
« Yanıtla #2 : 12 Ekim 2010, 22:42 »

Yanlışlığı düzelttim, isterseniz şiiri de paylaşımdan kaldırabilirim.Bu arada kaleminiz Edip Cansever'in sanacak kadar da sağlam.Anlayışınız ve nazik uyarınız için teşekkürler.
Kayıtlı

“Ben yine sevinçten ve coşkudan yana
Bildikleri gibiyim dostların
İki çiçek büyütüyorum
...
Bir gürültülü kokusuyla fesleğen
Bir de haykıran moruyla menekşe
Suladıkça diyorlar ki bana sessizce
Aşkı tutsak edersen cüzdanlara çeklere
Suların ışıklı türküsünü
Bir daha taşıyamazsın çiçeklere”
Sayfa: [1]   Yukarı git
 | Yazdır | 
Gitmek istediğiniz yer: