ilkogretimturkce
Ana Sayfa Yardım Kayıt
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
07 Şubat 2012, 06:04

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Sayfa: [1]   Aşağı git
 | Yazdır | 
Gönderen Konu: Mustafa Amca  (Okunma Sayısı 365 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
derinnn
Yönetici
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 636



« : 07 Temmuz 2010, 21:59 »

Yıl 1943. Genç Mustafa'nın tayini kütüphaneci olarak Ürgüp Tahsin Ağa
> Kütüphanesi'ne çıkar. Devlet memurluğu o dönemde süper bir şey, çünkü
> özel sektör falan yok. Bizimki kütüphanede heyecanla okurları bekler;
> bir gün olur, beş gün olur, gelen giden yok. Etraftakilerle konuşur,
> herkese anlatır: "Bakın kütüphane bomboş duruyor, gelin kitap okuyun."
> Gelen giden olmaz. Amirlerine durumu bildirir.
>
> - Kardeşim otur oturduğun yerde, maaşını düzenli alıyon mu, almıyon
> mu?
> - Alıyorum.
> - Eee, o zaman ne karıştırıyon ortalığı, gelen giden olsa maaşın mı
> artacak? Başına daha fazla bela alacan, o kütüphaneye yıllardır kimse
> gelmez zaten.
>
> 23 yaşındaki genç memur "Ne yapayım, ne yapayım?" diye düşünür durur.
> Sonunda aklına bir fikir gelir, eşine söyler. Eşi önce "Deli misin
> bey?" der, ama kocasının bir şeyler üretme, işe yarama çabasını
> yakından görünce fikri kabullenir.
> O dönem devletteki amirlerinin çıkardığı tüm engellerin tek tek,
> binbir güçlükle üstesinden gelir. Çünkü o zaman da şimdiki gibi, "Aman
> bir şey yapmayalım da başımıza bir iş gelmesin. Çalışsan da aynı maaş,
> çalışmasan da" zihniyeti aynen var.
>
> O bıyıklı, kravatlı, asık yüzlü, sigara kokan, arkalarındaki Atatürk
> resminden utanmayan, ama ülkesine gram faydası olmayan bürokratları
> zorlukla ikna eder ve bir eşek alır. İki tane de sandık yaptırır. İki
> sandığa, kalınlığına göre 180-200 kitap sığar. Sandıkların üstüne
> "Kitap İade Sandığı" yazar.
>
>
> Kitapları eşeğe yükler ve köy köy gezmeye başlar.
> Kütüphaneye de bir yazı asar: "Sadece Pazartesi ve Cuma günleri
> açıyoruz." Köydeki çocuklar şaşırır. Eşeğe bir sürü kitap yüklemiş bir
> amca, o gariban çocukların küçücük ellerine kitapları verir. Düşünün,
> Noel Baba gibi. Noel Baba yalan, Mustafa Amca ise gerçek. Geyikler
> yerine eşeği var. Eşek de daha gerçek, Mustafa Amca da.
> "Çocuklar bunları okuyun, aranızda da değişin. On beş gün sonra aynı
> gün gelip alacağım. Aman yıpratmayın, diğer köylerdeki arkadaşlarınız
> da okuyacak" der.
> Mustafa artık Ürgüp'teki kütüphanede bir iki gün durmakta, diğer
> günler eşeği Yüksel'le köy köy gezmektedir. Köylerdeki çocuklar Eşekli
> Kütüphaneciyi her seferinde alkışlarla karşılarlar. Kalpleri küt küt
> atar heyecandan, sevinç içinde yeni kitapları beklerler. Mustafa
> Amca'nın ünü etrafa yayılır. Diğer devlet memurları makam odalarında
> sıcak sıcak oturup iş yapmazken, Mustafa'nın eşeği Yüksel yediği otu
> hepsinden fazla hak etmektedir.
> Zamanla insanlar kütüphaneye de gelmeye başlar. Mustafa bakar ki
> kütüphaneye kadınlar hiç gelmiyor. Zenith ve Singer'e mektup yazar:
> "Bana dikiş makinesi yollayın, firmanızın adını kütüphanenin girişine
> kocaman yazayım" der. Zenith dokuz tane, Singer bir tane dikiş
> makinesi yollar (ilk sponsorluk faaliyeti). Salı günlerini kadınlar
> günü yapar. Kumaşı alan kadın kütüphaneye koşar. On makine yetmediği
> için sıra oluşur. Sırada bekleyen kadınların eline birer kitap verir,
> beklerken okusunlar diye. Okuma-yazma oranının düşüklüğünü görünce
> halkevlerine okuma yazma kursları vermeye gider. Halıcılık kursları
> başlatır, bölgede halıcılığı canlandırır. Bu arada valilik Mustafa
> hakkında dava açar, "kendi görev tanımı dışında davranıyor" diye. 50
> yaşına gelen Mustafa Amca baskıyla emekli edilir.
> Mustafa Amca köylüler arasında efsane olur, yıllar geçtikçe
> köylerdeki çocuklarda okuma aşkı yerleşir. 2005 yılında Mustafa Amca
> vefat eder.
> Tüm Kapadokya çok üzülür, aralarında toplanırlar. Ürgüp'e Eşekli
> Kütüphaneci Mustafa Güzelgöz ve eşeğinin heykelini dikerler.
> Girişimcilik ne biliyor musun?
> Bulunduğun yere yenilik katmalısın.
> Mutlaka adım atmalısın.
> Yaptığın iş olduğu yerde durup duruyorsa, sende bir uyuzluk vardır
> arkadaş.
> İnsan var, dokunduğu yere değer katar; insan var, dokunduğu yere
> değer kaybettirir.
> Bakın Nevşehir'den ve bu ülkeden nice müdür, amir, vali, bürokrat,
> milletvekili, politikacı geçti; binlercesinin adını kimse hatırlamaz
> ama Mustafa Güzelgöz ve eşeğinin heykeli var.
Kayıtlı
ümmü elif
ayşe
Uzman Üye
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 353



« Yanıtla #1 : 08 Temmuz 2010, 14:10 »

teşekkürler... Şaşırmış Şaşırmış Şaşırmış
Kayıtlı

"Fazla ciddiye almayın şu hayatı; Nasıl olsa içinden canlı çıkamayacaksınız ."
karabozoklu
Kıdemli Üye
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 204


« Yanıtla #2 : 24 Ağustos 2010, 06:31 »

hocam çok anlamlı bir hikaye ve anlamlı bir mesaj. teşekkürler
Kayıtlı

--------------------KARABOZOKLU------------------------------KARABOZOKLU----------------------KARABOZOKLU------------------------
Sayfa: [1]   Yukarı git
 | Yazdır | 
Gitmek istediğiniz yer: